HalalWorld
Bosna Hersek: Avrupa'nın Ortasında Bizden Bir Parça

Bosna Hersek: Avrupa'nın Ortasında Bizden Bir Parça

Mostar Köprüsü'nden Saraybosna çarşısına, hüzün ve kardeşliğin hikayesi.

14 Kasım 2025
2 dk
HalalWorld Admin

Saraybosna: Başçarşı'da Zamanı Durdurmak

Saraybosna'nın kalbi Başçarşı'ya girdiğinizde, etrafınıza şöyle bir bakın; sanki Bursa'nın ya da Safranbolu'nun bir sokağındasınız. Ahşap dükkanların önünde oturan esnaflar, güvercinlerin kanat sesleri ve her köşe başında yükselen o zarif minareler... Sebil'den bir yudum su içip, hemen yandaki sokakların birinde Boşnak böreği yemenin tadı damağınızdan silinmez. Ama asıl olay, o meşhur Boşnak kahvesidir. Lokumla ve özel sunumuyla gelen o kahveyi yudumlarken, savaşın izlerini taşıyan binalara bakıp derin bir tefekküre dalarsınız. Saraybosna, hem hüznün hem de umudun şehridir; size hayatın ne kadar kıymetli olduğunu her adımda fısıldar.

Mostar: Birleşen Eller ve Zümrüt Nehir

Neretva Nehri'nin o büyüleyici zümrüt yeşili rengini gördüğünüzde gözlerinize inanamayacaksınız. Ve üzerinde tüm zarafetiyle yükselen Mostar Köprüsü... Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından yapılan bu köprü, sadece iki yakayı değil, gönülleri de birbirine bağlar. Köprünün üzerinden cesaretle atlayan gençleri izlemek buranın değişmez bir geleneğidir. Akşamüzeri nehir kenarındaki helal restoranlardan birine oturup, o meşhur 'Cevapi' (İnegöl köftesine benzeyen ama daha baharatlı köfteler) sipariş ettiğinizde, Mostar'ın ışıklandırılmış silüetine karşı çayınızı yudumlamak, 'dünyada cennetten bir köşe varmış' dedirtecek cinstendir.

"Sanki pasaportunuzu evde bırakıp, sadece bir şehirlerarası otobüse binmişsiniz gibi... Yurt dışında olup da bu kadar 'evde' hissettiren başka bir coğrafya var mıdır bilmiyorum. Bosna, taşın hüzne, kahvenin sohbete, insanın ise kardeşliğe dönüştüğü yerdir."

Sonuç

Bosna'dan dönerken valizinizde belki biraz kuru et, belki el işi bakır bir cezve olacak ama kalbinizde taşıyacağınız yük çok daha ağır ve kıymetli olacak. Drina Köprüsü'nün sessizliğinde tarihi dinlemek, Başçarşı'da ezan sesiyle irkilmek, savaşın açtığı yaralara rağmen o insanların yüzündeki tebessümü görmek... Burası ruhunuzu doyuran, maneviyatınızı tazeleyen nadir rotalardan. Vizesiz olması ise sadece bir teferruat; asıl mesele o gönül bağını yerinde hissetmek. Hafta sonu kaçamağı için bile olsa, kardeş toprakların havasını solumaya mutlaka gidin, pişman olmayacaksınız.

Konular

Helal Tur ve Kültür RehberleriAile TatilleriGizlilik