
Angkor Wat'ın taşlarına sinmiş sırlardan, Halong Körfezi'nin sisli sularına; inanç ve kültür dolu bir keşif.
Gezimize Vietnam'ın kalbi Saygon'dan başlıyoruz. Şehrin Fransız sömürge döneminden kalan mimarisi ile yerel kültürün karışımı büyüleyici. Ama asıl macera, Mekong Deltası'na indiğimizde başlıyor. Burada hayat tamamen nehir üzerine kurulu. Tekneyle kanallar arasında gezerken, hindistan cevizi şekeri yapan köylüleri izleyecek, tropik meyvelerin en tazesini dalından yiyeceksiniz. Bir de Maymun Adası var ki, doğanın en sevimli ve yaramaz sahipleriyle tanışmak çocuklar (ve içinizdeki çocuk) için unutulmaz bir anı olacak.
Kamboçya'ya geçtiğimizde, karşımıza insanlık tarihinin en büyük tapınak kompleksi çıkıyor: Angkor Wat. Burası sadece bir tapınak değil, devasa bir şehir. Özellikle 'Ta Prohm' tapınağında, devasa ağaç köklerinin taş yapıları nasıl sarıp sarmaladığını görünce gözlerinize inanamayacaksınız; doğa adeta tarihle savaşıyor ve kazanıyor. Bu mistik atmosferde gezerken, Kur'an'daki 'Yeryüzünde gezin de, yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün' ayetini tefekkür etmemek elde değil.
Tekrar Vietnam'a dönüp Hanoi üzerinden Halong Körfezi'ne geçiyoruz. Burası, denizden yükselen binlerce kireçtaşı adacığıyla bir rüya alemi gibi. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu körfezde yapacağımız tekne turunda, mağaraların içine girecek, suyun üzerindeki o dingin sessizliği dinleyeceğiz. Akşam Hanoi'ye döndüğümüzde, şehrin o kaotik ama bir o kadar canlı sokaklarında 'rickshaw' (çekçek) ile gezmek, geziye nostaljik bir final yapmamızı sağlayacak.
"Uzak Doğu denince aklınıza ne geliyor? Pirinç tarlalarında çalışan çiftçiler, karmaşık tapınaklar ya da savaş filmlerinden hatırladığımız o yoğun ormanlar mı? Vietnam ve Kamboçya, hayal gücünüzün sınırlarını zorlayacak kadar zengin ve derin bir coğrafya. Bir yanda binlerce yıllık Khmer İmparatorluğu'nun izleri, diğer yanda suyun üzerinde kurulan hayatlar... Bir Müslüman gezgin olarak 'orada ne yerim, nasıl ibadet ederim?' endişesini bir kenara bırakın. HalalWorld'ün özenle hazırladığı bu rotada, hem ruhunuzu hem de midenizi doyuracak bir macera sizi bekliyor."
Bu turdan döndüğünüzde, sadece fotoğraf galeriniz değil, hayata bakış açınız da değişmiş olacak. Cu Chi tünellerinde bir halkın direniş azmine şahit olacak, Angkor Wat'ta 'medeniyetler nasıl yükselir ve batar' sorusunun cevabını taşlarda arayacaksınız. Halong Körfezi'nde tekneyle süzülürken hissettiğiniz o dinginlik, size Allah'ın sanatını tefekkür ettirecek. Tüm bunları yaparken, namaz vakitlerinde size yardımcı olan rehberiniz ve önünüze gelen helal lezzetler, bu zorlu coğrafyayı eviniz kadar konforlu kılacak. Asya'nın kalbine dokunmaya hazır mısınız?