
Doğayı korumanın bir tercih değil, bir emanet olduğunu hatırlamak.
Dünya bize mülk olarak değil, emanet olarak verildi. Bu bilinç, tüketim alışkanlıklarımızı kökten değiştirir. Plastik kullanımını azaltmak, geri dönüşüme önem vermek, ihtiyacımızdan fazlasını almamak... Bunlar bir Müslüman'ın günlük hayatındaki takva göstergeleridir. Sadeliği seçmek, hem ruhumuza hem de dünyaya iyi gelir.
"Bir nehrin kenarında abdest alıyor olsanız bile suyu israf etmeyin diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Peki, bu bilinci bugün ne kadar taşıyoruz?"
Çevreyi korumak, modern dünyanın bir trendi değil, İslam'ın özüdür. Yere çöp atmamak, suyu idareli kullanmak, ağaç dikmek; bunlar basit eylemler değil, birer ibadettir. Doğadaki her canlı, Allah'ı zikreder. Bizim kirlettiğimiz her karış toprak, o zikre engel olmaktır aslında. Gelin, bu emanete sahip çıkalım ve çocuklarımıza beton yığınları değil, yeşil bir dünya bırakalım.