
Aziz Mahmud Hüdayi'nin huzurundan Kız Kulesi manzarasına, boğaz kenarındaki tarihi çay bahçelerinden Nevmekan'ın kitap kokulu salonlarına.
Üsküdar denince akla ilk gelen manevi durak, İstanbul'un manevi bekçilerinden Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri'nin türbesidir. Dik yokuşların tepesinde, boğaza nazır bu külliye, ziyaretçilerine tarifi zor bir huzur verir. Türbe ziyareti ve camide kılınan namazın ardından, külliyenin avlusunda oturup manevi atmosferi solumak, İstanbul'da yapılacak en kıymetli aktivitelerden biridir. Çevredeki dar sokaklar ve ahşap evler de bu tarihi dokuyu tamamlar.
İskele meydanında sizi Mimar Sinan'ın muhteşem eseri Mihrimah Sultan Camii karşılar. Geniş revakları ve aydınlık içiyle ferahlatıcı bir ibadet mekanıdır. Sahil şeridinde yürürken ise denizin hemen kıyısına inşa edilmiş, minyon ama zarif Şemsi Paşa Camii (Kuşkonmaz Camii) dikkatinizi çeker. Rivayete göre rüzgarın sesi ve yapısı nedeniyle kuşların üzerine konmadığı bu cami, boğazın en güzel fotoğraf karelerinden birini sunar.
Üsküdar Meydanı'ndan Harem'e doğru uzanan sahil yolu, Salacak, İstanbul'un en ikonik yürüyüş rotasıdır. Karşınızda tüm ihtişamıyla Kız Kulesi, arkasında Tarihi Yarımada silueti... Ailece bu sahil bandında yürüyüş yapmak, banklarda oturup gün batımını izlemek ücretsiz ve paha biçilemez bir terapidir. Sahil boyunca sıralanan kafelerde çayınızı yudumlayarak bu manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.
Eskilerin 'Kabe Toprağı' diyerek hürmet gösterdiği Üsküdar, İstanbul'un Anadolu yakasındaki en kadim yerleşimidir. Burası sadece bir semt değil, Mimar Sinan'ın ustalık eserlerinin, manevi sultanların türbelerinin ve boğazın en güzel gün batımlarının ev sahibidir. Avrupa yakasının karmaşasından uzak, daha sakin, daha manevi ve aile dostu bir atmosfer arayanlar için Üsküdar, sokaklarında kaybolunması gereken bir hazinedir.

Üsküdar Belediyesi'nin şehre kazandırdığı en güzel konseptlerden biri 'Nevmekan'lardır. Özellikle eski evlendirme dairesinin dönüştürülmesiyle yapılan Nevmekan Sahil, devasa kütüphanesi, sanat galerisi ve kubbeli mimarisiyle büyüleyicidir. Burası sadece bir kafe değil, bir kültür merkezidir. Ailenizle birlikte uygun fiyatlı ve lezzetli yemekler yiyebilir, ardından kitapların arasında kahvenizi içebilirsiniz. Ortamın nezihliği ve alkolsüz olması muhafazakâr aileler için büyük avantajdır.
Üsküdar'dan boğaza doğru biraz ilerlediğinizde sizi rengarenk ahşap evleri, bostanı ve samimi mahalle kültürüyle Kuzguncuk karşılar. Birçok diziye ev sahipliği yapan bu semt, huzur doludur. Çınar ağaçlarının gölgesindeki kafelerde ev yapımı limonatanızı içebilir, tarihi fırınlardan mis gibi kokan kurabiyeler alabilirsiniz. Kuzguncuk, gürültüden uzak, sakin ve estetik bir gezi arayanlar için ideal bir duraktır.
Rotamızın son durağı, asırlık çınarın gölgesinde boğazı izleyebileceğiniz Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi ile ünlü Çengelköy'dür. Burası, İstanbul'un bozulmamış mahalle kültürünü en iyi yansıtan yerlerdendir. Ailenizle birlikte Çengelköy Börekçisi'nden böreğinizi alıp Çınaraltı'nda çay eşliğinde yiyebilirsiniz. Dışarıdan yiyecek getirmenin serbest olduğu bu samimi ortam, lüks restoranların aksine sıcak ve bizden bir atmosfer sunar.
Üsküdar gezisi, bir güne sığdırılamayacak kadar derinliklidir. Sabah namazıyla başlayan manevi ziyaretler, öğleden sonra boğaz havası ve akşamüstü kitapla kahvenin buluştuğu bu rota, ruhunuzu dinlendirecektir. Ailenizle birlikte İstanbul'un bu en nezih semtinde, hem tarihe tanıklık edebilir hem de alkolsüz mekanlarda huzurla vakit geçirebilirsiniz.