
Modern zamanın yıprattığı evlilik bağlarını, Kur'ani kavramlar ve sevgi diliyle onarmak.
İletişim, sadece konuşmak değildir. Eşiniz size bir derdini anlatırken, elinizdeki telefonu bırakıp gözlerinin içine bakıyor musunuz? Yoksa 'yine mi aynı konular' diye içinizden mi geçiriyorsunuz? Peygamber Efendimiz (s.a.v.), eşleri konuştuğunda tüm bedeniyle onlara döner ve can kulağıyla dinlerdi. Dinilmek, 'sen değerlisin' mesajını verir. Bir sorunu çözerken 'sen' diliyle suçlamak yerine, 'ben' diliyle hislerinizi anlatın. 'Beni üzüyorsun' demek yerine 'Böyle olduğunda üzülüyorum' demek, savunma duvarlarını yıkar.
Evlilik, hep ciddi meselelerin konuşulduğu bir şirket toplantısı değildir. Peygamberimizin Hz. Aişe ile koşu yarışı yaptığını, şakalaştığını biliyoruz. Eşinizle birlikte gülmek, oyun oynamak, bir hobi edinmek aradaki buzları eritir. Modern hayat bizi ayrı odalarda, ayrı ekranlara kilitledi. Oysa birlikte yapılan bir yürüyüş veya mutfakta beraber yapılan bir kahve, bin tane terapiden daha etkilidir. Neşeyi evinize davet edin, kasveti kovun.
Hiçbirimiz mükemmel değiliz. Eşinizin bir hatasını gördüğünüzde, bunu başkalarına anlatmak veya sürekli yüzüne vurmak, yuvayı yıkan en büyük darbedir. Kur'an, eşler için 'birbirinizin örtüsüsünüz' (Bakara, 187) der. Yani birbirinizin eksiklerini kapatan, ayıplarını gizleyen bir elbise gibi. Eşinizin hoşlanmadığınız bir huyu varsa, hoşlandığınız diğer huylarını düşünün. Sabır ve dua ile düzelmeyecek mesele yoktur. Unutmayın, kusursuz dost (veya eş) arayan, dostsuz (ve eşsiz) kalır.
"Evlilik, sadece aynı çatı altında yaşamak, faturaları paylaşmak veya çocuk büyütmek midir? Yoksa Rum Suresi'nde geçtiği gibi, birbirinizde 'sükunet bulmanız' için yaratılmış bir mucize mi? Günümüzde tahammülün azaldığı, 'anlaşamıyoruz, bitirelim' demenin çok kolaylaştığı bir dünyada, evliliğin manevi kodlarını yeniden çözmeye ihtiyacımız var. Eşiniz, sizin sadece hayat ortağınız değil, cennet yoldaşınızdır. Gelin, o yoldaşlığın hakkını nasıl verebileceğimizi konuşalım."
Mutlu bir evlilik, şans eseri olmaz; emekle inşa edilir. 'Mevvedet' (karşılıksız sevgi) ve 'Rahmet' (şefkat), bu binanın harcıdır. Eşinizin yüzüne bakıp tebessüm etmek, ona bir bardak su ikram etmek, hatasını görmezden gelmek... Bunlar küçük şeyler gibi görünse de, Allah katında sadakadır. Tartışmalar elbet olacak, ama önemli olan 'haklı olmak' değil, 'bağlı kalmak'tır. Akşam eve geldiğinizde veya sabah uyandığınızda, eşinize Allah'ın bir emaneti gözüyle bakın. Göreceksiniz, o ev huzur (sekine) dolacak.