
Harflerin ardındaki gizli ahengi ve sabrı keşfetmek.
'Kur'an Mekke'de indi, Kahire'de okundu, İstanbul'da yazıldı' sözü boşuna değildir. Osmanlı hattatları, Allah kelamını en güzel şekilde göze hitap edecek hale getirmişlerdir. Sülüs, Nesih, Talik... Her yazı stili ayrı bir karakter taşır. Bir caminin kubbesindeki yazılara bakarken, başınızın dönmesi sadece mimariden değil, o yazıların manevi ağırlığındandır.
"Hat sanatı, sadece güzel yazı yazmak değildir; mürekkebin kağıtla buluştuğu o anda, kalbin de Allah ile buluşmasıdır."
Bir 'Vav' harfini çizmek aylar sürebilir. Hüsn-i Hat, insana sabrı, edebi ve dengeli olmayı öğretir. Eski ustalar, abdestsiz kalemi ellerine almazlardı. Bugün modern evlerimizin duvarlarını süsleyen o tablolar, aslında geçmişin nefesini taşır. Bu sanatı öğrenmek veya en azından izlemek, ruhsal bir terapidir. Harflerin bükülüşünde, Yaradan'a boyun eğişi görmek mümkündür.